Şubat 2019’da Honda’nın globalde aldığı karar, Türkiye tarafını da vurdu. Şirketin Türkiye ayağından dün yapılan açıklamaya göre, Honda’nın Türkiye’deki üretim serüveni 2021 yılında sona erecek. Son dönemde ithal araç satışlarındaki hızlı düşüş, yerli tarafında da çok etkili olmadı. Honda’nın üretimi sonlandırması ile birlikte en çok yerli satışları etkilenecek.

ALİ YILDIRIM

Honda globalde gerçekleştirdiği yapılandırmayı geçen Şubat ayında duyurdu. Bu yapılandırmadan Türkiye’deki üretim tesisi de kendi payını aldı. Globalde yapılan açıklamaya göre, Şekerpınar’daki dev tesis 2021 yılında üretim tarafında kepengi kapatacak. Türkiye tarafıyla en somut açıklama dün Honda Türkiye tarafından geldi. Böylece alınan bu kararın 2021’de uygulamaya geçeceği şirket tarafından yazılı bildirildi. Söz konusu karar, küresel otomotiv endüstrisindeki elektrifikasyon alanında yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelere bağlı olarak uygun üretim kapasitesinin sağlanması gerekliliği nedeniyle alındı. Honda Türkiye Başkanı Takuya Tsumura alınan karara ilişkin yorumunda “Hızla değişen piyasa dinamikleri ve teknolojik gelişmelere öncülük etme ihtiyacının farkındayız. Bu durum, Türkiye’deki otomobil üretim operasyonumuzu da kaçınılmaz olarak etkiliyor. Çalışma arkadaşlarımızın mutluluğu Honda’nın birincil önceliğidir. Bu küresel kararı mümkün olan en makul şekilde uygulamak adına, beceri geliştirme eğitimleri ve yeniden istihdam yardımı da dâhil olmak üzere, karardan etkilenen çalışanlarımızın ihtiyaç duydukları tüm desteği sağlayacağız. Bu kararın sonuçlarını çalışanlarımız, bayilerimiz ve paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde değerlendirmeye devam edeceğiz” dedi.

YERLİ SATIŞIN PAYI YÜZDE 44

Honda’nın üretim olarak Türkiye’den çıkmasıyla birlikte iç pazarın yerli ve ithal payı yeniden şekillenecek. Ülkede üretilen araçlarının son zamanlarda hızlı artışıyla birlikte, ithal araçlar bir hayli hız kesmişti. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, 2013 yılında yüzde 78 olan ithal araç payı günümüzde yüzde 60’lara kadar indi. Hatta 2019 yılının ilk çeyreğine baktığımızda ithal araç payının yüzde 55’lere kadar indiği görülüyor. Yerli araç tarafında da bu oran yüzde 44. Honda Türkiye’nin ise yerli tarafında olan etkisi yüzde 4 civarında. Yani Türkiye’de yüzde 55’lere kadar inen yerli araç payı bu etkiyle tekrar aynı seviyelere çıkabilir. Tabi buna 2021 yılındaki pazar koşullarının etkisini de eklemeyi unutmayalım.

OPERASYONLARIMIZ DEVAM EDECEK

Honda Türkiye’den yapılan açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “Türkiye’deki otomobil üretim faaliyetlerini 22 yıldır başarıyla sürdüren Honda Türkiye, bu dönemde tüm hedeflerine ulaşmış olmaktan gurur duymaktadır. Honda’nın Türkiye’de son birkaç yılda ortaya koyduğu etkileyici performans, şirketin Türkiye piyasasına duyduğu büyük güvenin en önemli kanıtıdır. Bu nedenle Honda Türkiye, satış ve satış sonrası operasyonlarını müşterilerine sunduğu yüksek hizmet kalitesiyle 2021 yılından sonraki dönemde de sürdürecektir. Bu doğrultuda, Türkiye’de araç ithalatı ve dağıtımını içeren otomobil operasyonları kesintisiz olarak devam edecektir. Honda Motosiklet operasyonları bu karardan etkilenmeyecektir.”

DAHA REKABETÇİ FİYATLAMA OLUŞABİLİR

Otomotiv konusunda uzman iş adamı İbrahim Aybar, kedine ait özel bloğunda Honda’nın kararını şöyle yorumladı: “Aslında bu açıklama bizler için sürpriz değil. Honda bu gelinen noktayı 19 Şubat 2019 tarihli ilk açıklamasında ima etmişti. Geçtiğimiz Şubat başında Japonya ve İngiltere arasında yürürlüğe giren yeni ekonomik işbirliği anlaşmasının bu karara önemli bir etkisi oldu. Anlaşma; Japonya’da üretilen otomobillerin İngiltere’ye ithalindeki %10 gümrük vergisini 10 yıl içinde kaldırıyor. Bu da Honda’nın AB pazarı ve İngiltere için Japonya’da yapacağı üretimi daha rekabetçi kılıyor. Honda’nın yılda toplam 18 milyon otomobil satılan Avrupa pazarlarında 2018 yılı içinde sadece 136,191 adet otomobil satabildiğini düşünürseniz Japonya’daki tesislerinden bu pazarı daha rekabetçi fiyatlarla besleme kararını rasyonel olarak görebilirsiniz.”

YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM İÇİN BİR FIRSAT

İbrahim Aybar, şirketin üretim politikasını elektrikli araçlar oluşturma yönünde aldığını belirterek şunları söyledi: “Değerli Dostlarım, burada çok önemli bir çağrı yapıyorum. Madem ki Elektrik Enerjisi kullanacak yerli ve milli bir C segment SUV bir otomobili 2022 yılı itibariyle yapmaya çalışıyoruz, gelin bu gelişmeyi bir fırsat bilerek Honda yetkilileriyle anlaşalım. Böylece, Honda’nın yeni dönem üretim politikasının da desteği ile milli ve yerli elektrikli otomobilimiz için onların hazır Gebze tesisini kullanabiliriz. Böylece sıfırdan bir Greenfield yatırım maliyetinden kurtuluruz. Tesiste hazır ve kalifiye 770 mühendis ve işçimizin hazır iş gücünü kullanırız. En önemlisi; ihracat pazarı olarak Avrupa’da mevcut yıllık 150 bine yakın pazar potansiyeline yerli ve milli otomobilimizi dahil ederiz. Böylece Honda’nın hem Türkiye, hem de Avrupa satış ve servis teşkilatını yeni yatırım maliyetine girmeden kullanma şansı yakalarız.”

1 Yorum