Ana sayfa Genel Devrim’in son parçası hayata veda etti

Devrim’in son parçası hayata veda etti

191
0
PAYLAŞ

Bundan tam 55 yıl önce 23 mühendis 129 günde yüzde 100 yerli olan Devrim aracını üretti. Eskişehir’de üretilen ve Türkiye’nin ilk yerli otomobil projesi olan Devrim’in en son ve en genç mühendisi olan Kemalettin Vardar 83 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in emriyle Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden oluşan 20 kişi 16 Haziran 1961’de Ankara’da özel bir toplantıya çağrıldı. Toplantıda dönemin Ulaştırma Bakanlığından gönderilen yazıda “Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi için TCDD İşletmesine görev verildiği ve o zamanın ödeneği olan 1 milyon 400 bin lira ayrıldığı yazıyordu. Bu proje için sadece 129 gün vardı ve projeyi yapacak olan ekibin bir kısmı Türkiye’de ne otomobil, ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, hatta film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu. Fakat bu inanılmaz proje gerçekleşti ve 29 Ekim 1961 sabahında Türk mühendisler yüzde 100 yerli otomobil olan Devrim’i ortaya çıkardı. Sadece 3 adet üretilen Devrim, kendi tekerlekleri üzerinde ve kendi motoruyla TBMM’nin önüne getirildi.

129 GÜNDE NASIL ÜRETİLİR?
Eskişehir Demiryolu Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir binada (Bugünkü TÜLOMAŞ) üretime hazırlanan Devrim için kapının üzerine, kocaman rakamlarla kaç gün kaldığını gösteren bir levha asıldı. Projenin bitimine dek bu levha, her gün bir azalarak, sonuna kadar orada kaldı. Atölyede bir baş üstü gezer vinç, çeşitli bankolar ve bir toplantı masası vardı. Yakınında bir de çay ocağı bulunan bu masa dört ay süreyle hem toplantılar, hem dinlenme, hem de gerektiğinde çalışma masası olarak kullanıldı. Devrim otomobili Türkiye ve mühendisler için adeta bir namus meselesi haline geldi. Zamana karşı yapılan üretim yarışı, mühendislerin proje bitimine kadar her gün 12 saat ve hatta bazı geceler otomotiv parçaları arasında uyuyarak yapımına devam edildi.

siyahbeyazdevrim2

ERBAKAN DEVRİM İSTEDİ
Bu otomobilin üretiminde rahmetli Necmettin Erbakan’ın büyük payı vardı. Erbakan’ın 1956 yılında kurduğu Gümüş Motor Fabrikası’nda 850 işçi çalışmakta idi. Yüzde 100 yerli olan 5 bin dizel motoru yıllık üretimdeydi. 1960 yılında, Ankara’da yapılan Sanayi kongresinde konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Motor Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Türkiye’nin kendi otomobilini yapabileceği fikrini ortaya attı. Bunun üzerine zamanın ihtilalcileri de Eskişehir Demiryolları CER Fabrikası’nı Erbakan’ın emrine verirler. Buradaki Türk mühendis ve işçilerle el ele veren Erbakan, Türkiye’nin ilk ve tek ‘Devrim’ adlı yerli otomobilini yapan kişilerdendi aslında.

roportaj

GÜVENLİK İÇİN BENZİN YOKTU
Hatta Devrim’in 2 numaralı aracının son kat boyası 28 Ekim akşamı Ankara sevk edilirken trende yapıldı. Buharlı lokomotiflerle çekilen trende bacadan sıçraması muhtemel kıvılcımlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depoları boşaltıldı. Tren sabaha karşı Ankara’ya ulaştı. İki Devrim Otomobili o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikası’na indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti. 29 Ekim sabahı, Devrim’ler motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için, istasyona uğramadan doğruca meclisin önüne devam ettiler. Durum meclisin önünde anlaşıldı ve acele gelen benzin sadece ilk araca konuldu. Dolayısıyla ikinci araç benzinsiz kaldı. Cemal Paşa Meclis’ in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı Devrim aracına binmişti. Yola çıkıldı ama 100 metre sonra benzini olmadığı için araç, yolda kaldı.

GAZETELER SÖZ BİRLİĞİ ETMİŞTİ
Olayın ertesinde gazeteler söz birliği etmişçesine “100 metre gidip bozuldu”, “Devrim yolda kaldı” gibi başlıklar atmışlardı. Aynı Devrim aracı hipodrom’daki geçit törenine katıldı. Ama gazetelerde ne bundan, ne de Cemal Paşa’nın Anıtkabir’e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz edilmemişti. Haberlerin tek ortak noktası yapılan yatırımın boşa gitmesiydi. Oysa aynı yılda Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan ‘At neslinin ıslahı’ için 25 milyon lira ödenek ayrılmıştı.

DEVRİM’İN ÖZELLİKLERİ
İlk olarak otomobilin ana hatları hesaplandı. 4 veya 5 kişilik olacak olan Devrim için 10 adet motor ve 7 adet şanzıman üretildi. 4.5 metre uzunluğunda, 1.8 metre genişliğinde ortaya çıkan Devrim, 1250 kilogram ağırlığında idi. 4 silindirli otomobil 2070 santimetre küp hacminde motora sahipti. 50, 60 ve 70 beygirlik güç seçenekleriyle üretilen Devrim, maksimum 135 kilometre hız çıkabiliyordu. Tüm bu özellikler ile direksiyondan vitesli tam bir aile otomobili üretilmişti. Şuan Devrim’in tek kalan seçeneği TÜLOMAŞ Eskişehir’de üretildiği fabrikada cam bir alanda saklanıyor. Aracın aküsü ve benzini güvenlik için yok. 6 ayda bir bakımı yapılıyor ve hiçbir yere gönderilmiyor.

devrimrenkli27

BAYAR SAHİP ÇIKMADI
Kemalettin Vardar, ‘Devrim Arabası’ projesine genç bir mühendisken katıldı. Vefatından önceki son konuşmalarından birinde hala kızgın olduğunu dile getiren Vardar, aracın yolda kaldığı için dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ında projeye sahip çıkmadığını söylemişti. Vardar, bugüne kadar yerli aracın üretilmemiş olması, sürekli birilerinin birilerine kurşun sıkmasıdır diye ifade etmişti.

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Devrim’in son temsilcisi Kemalettin Vardar, 8 ay önce eşini yolcu ettiği musalla taşında bu kez kendi cenazesi vardı. Yüksek Makine Mühendisi Vardar, 83 yaşında yaşamını yitirdi. Kızı Gülay Vardar Ersoy babasının Devrim’i çocuğu gibi sevdiğini söyleyerek, ‘Benim çocuğum’ dediğini söyledi. Anlatırken de ağladığını ifade eden Ersoy, “Son ana kadar hala masasında Devrim’le ilgili çalışmaları vardı” dedi. Eskişehir Lokomotif Fabrikası’nda Kemalettin Vardar’la birlikte çalışan isimlerden Ömer Börekçi, “Devrim arabasından 10 yıl sonra da dizel Lokomotif’in üretiminin liderliğini yaptı bize” diye konuştu.

BİR SÜRÜ AKBABA VAR
Kemalettin Vardar’ın vefatından önceki son röportajlarından birinde şunları söylemişti: “Basit bir otomobil üretiminden bahsediyoruz. Peki neden 430 tane elektrikli dizel lokomotif üretiminden kimse bahsetmiyor. Senelerce haftada bir lokomotif üretti bu memleket. Bir lokomotifin teknik ve mali yükü, ortada dolaşan 100 otomobilden daha fazladır. Ama Eskişehir’deki fabrikada lokomotif de üretildi. Hiç dillendirilmedi. Çünkü onun hiç sansasyonel tarafı yok. Araba üretiminde pençelerini yukarı kaldırıp bekleyen bir sürü akbaba var. Bu lokomotifi üretirken anam ağlamıştı. Çünkü o zaman bu fabrikanın müdürüydüm. Lokomotif üretip rayların üzerine çıkardığımız bir dönemde Ankara’da bir toplantıya çağrıldım. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı ki sonra başbakan ve cumhurbaşkanı oldu. Önümüze bir kâğıt koydu. Beş bin beygirlik lokomotif üretemeyeceğimizi, dolayısıyla ithal etmemiz gerektiğini söyleyerek önümüze konulan kâğıdı imzalamamızı istedi. Ben de üretebileceğimizi ifade ederek itiraz ettim. ‘Bu da kim?’ dedi. Fabrika müdürü olduğumu söylediler. Bunun üzerine ‘Bunu niye çağırdınız. Tabii ki karşı çıkacak’ diyerek çıktı gitti.”

KEMALETTİN VARDAR KİMDİR?
Atatürk’ün Selanik’ten mahalle, okul ve sonra da silah arkadaşı Tuğbay Ali Tevfik Vardar’ın oğlu Kemalettin Vardar, 1934’te Edremit’te doğdu. İstanbul Erkek Lisesi, ardından da İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Okul bitince DDY’ye girdi, 5 yılı müdürlük olmak üzere 18 yıl kadar Eskişehir Demir Yolları Fabrikası’nda çalıştı. Daha sonra çeşitli çimento ve çelik sanayi fabrikalarının genel müdürlüğü görevini üstlendi. 27 yaşındayken “Devrim Arabası” projesinde yer alan Vardar, 83 yaşında hayata veda etti.

DEVRİM’İN MÜHENDİSLERİ
Türkiye’nin ilk yerli otomobil projesi Devrim’de çalışan 23 mühendisin isimleri şöyle: “Kemalettin Vardar, Hamdi Tahıllıoğlu, Samim Özgür, İsmet Özkan, Mustafa Seyrek, Hasan Dinçel, Mustafa Sidal, Yavuz Yücel, Emin Bozoğullu, Orhan Alp, Hakkı Tomsu, Nurettin Erguvanlı, Mustafa Ersoy, Celal Taner, Mehmet Bekar, Özcan Türer, Kemal Elagöz, Gültekin Sabuncuoğlu, Salih Kayasağın, Rıfat Serdaroğlu, Şecaattin Sevgen, Faruk Akyol, Hamit İşeri.”

devrimrenkli26

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here